Home > World Tour

COVID 19 DUYURU    Detaylı bilgi için tıklayınız

World Tour

Dünya Mobilite Turu: 2020 Avrupa Yeşil Başkenti Lizbon

Paris, 2 Mart 2021

Dünya Mobilite Turumuzun bir sonraki ayağı, 2020 yılı Avrupa Yeşil Başkenti seçilen Lizbon.

Mobilite ve Güvenlikten sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Miguel Gaspar ile yaptığımız söyleşi, kentin mobiliteyle ilgili yaklaşımını ve stratejisini keşfetmemize imkan sağladı.

Arval Mobility Observatory: Lizbon, vatandaşların ihtiyaçlarını merkezine alan bir akıllı kent stratejisi geliştiriyor. Bu, ulaşım ve kentsel mobilite bağlamında ne anlama geliyor?

Miguel Gaspar: Lizbon kenti; akıllı, sürdürülebilir, yenilikçi ve vatandaş odaklı olmayı amaçlıyor. Stratejinin temel hedefleri, konut kalitesini iyileştirmek, akıllı yaşam hizmetleri sunmak ve mobilite çözümleriyle yaşam kalitesini artırmak suretiyle şehre yeni sakinler çekmek. Geçtiğimiz 30 yıl içerisinde Lizbon kent merkezinde yaşayan orta sınıf, metropoliten bölgenin daha ucuz olan diğer ilçelerine taşınmış olsa da, bu kesimin çoğu her gün kent merkezindeki işine gelip gidiyor. Lizbon bugün kent merkezde yerleşimi teşvik etmek suretiyle nüfusunu artırmayı amaçlıyor.

Bu programın bir diğer amacı da, kentteki yaşam kalitesini, enerji verimliliğini ve mobiliteyi iyileştirerek, kent sakinleri odaklı daha iyi bir kent inşa etmek. Lizbon metropoliten bölgesini meydana getiren 18 belediyenin tamamı ilk kez mobiliteyi bölgenin temel önceliklerinden biri olarak ele alma yönünde kararlı bir duruş sergiliyor. Her birimiz, kent içinde ve dışındaki mobilite sorunlarını çözmek istiyorsak, bunu metropoliten bölge genelinde yapmamız gerektiğinin bilincindeyiz, çünkü aksi halde çözümler işe yaramayacaktır.

Bu program ayrıca Lizbon’da toplu taşıma ücretlerinde sadeleşmeye gidilmesini sağladı: şimdi iki tür abonman bulunuyor, daha önce ise bu sayı 1.500’ün üzerindeydi. Şimdi ise aylık 40 euroluk metropoliten bölge ve belediyelerin aylık 30 euroluk ilçe tarifeleri olmak üzere iki farklı seçenek bulunuyor. Bunlar metropoliten bölgenin tamamında ve toplu taşıma hizmeti veren şirketlerin tümünde geçerli ve bu da sistemi daha ekonomik, kapsayıcı ve kolay anlaşılır hale getiriyor. Bu adım, talebi de önemli oranda artırdı: yolcu sayısı %30, abonman %40 oranında arttı ve Covid-19 salgını öncesinde günlük yolcu sayısı 2,2 milyonun üzerine çıktı.

Lizbon Metropoliten bölgesinin otobüs ağına da yatırımlar yapılarak, yeni güzergahlarla ve tüm güzergahlarda artırılan araç sıklığıyla toplu taşıma hizmetleri iyileştirildi. Yeni ring metro hattı, istasyonlar ve trenler sayesinde metro ağı %40 oranında büyüdü. Lizbon kenti olarak, son 4 yılda 350 adet karbon emisyonu düşük otobüs satın aldık (filonun %50’si, 400 milyon euro).

Ayrıca önümüzdeki on yıla ilişkin olarak, Lizbon ile ülkenin en büyük ikinci kenti Porto arasında 2030 yılına dek tamamlanacak bir yüksek hızlı tren hattı kurmak üzere hükümet tarafından yapılması planlanan 4,5 milyar euroluk bir yatırım da bulunuyor. Metropoliten bölgede bunun yanı sıra Lizbon’un mevcut metro sisteminin genişletilmesi (500 milyon euro), altı yeni metro istasyonunun açılması, sarı ve yeşil hatlar arasındaki bağlantının iyileştirilmesi ve bir otomatik bir tren kontrol sisteminin uygulamaya geçirilmesi dahil olmak üzere toplu taşıma projelerine toplamda 2,3 milyar euro harcanması planlanıyor. Ayrıca metropoliten bölgedeki mevcut banliyö treni hatlarının kapasitesini artırmayı ve ilçeler arasında ulaşım koridorları oluşturmayı hedefleyen bir proje daha bulunuyor.

Bu toplu taşıma yatırımları sayesinde daha fazla vatandaşın özel araç kullanmak yerine toplu taşımaya yönelmesiyle, toplu taşıma kullanım oranlarının artması bekleniyor.

Kentte işe gidiş gelişlerde hangi ulaşım yöntemleri kullanılıyor?

2017 yılında en çok kullanılan ulaşım yöntemi özel araçlardı ve Lizbon içerisindeki yolculukların %46’sı özel araçlarla gerçekleştirildi. Toplu taşımanın payı %22, bisiklet ve yaya ulaşımın payı ise %32 oldu. O zamandan bu yana toplu taşımayla bisiklet ve yaya ulaşımına yapılan kamu yatırımları sayesinde bu oranlarda artış görülüyor.

Lizbon’da ne tür mobilite çözümleri mevcut ve bunları yaygınlaştırmak için neler yapıyorsunuz?

Aktif mobiliteyle başlarsak, geçtiğimiz üç yıl içerisinde kamusal alanların dönüşümüyle birlikte bisiklet ve yaya ulaşımının iki katına çıktığını belirtmek isterim. Bu süreçte belediyenin altyapı yatırımları yaya ve bisiklet erişimini iyileştirdiği gibi aynı zamanda ölümle sonuçlanan trafik kazalarının sayısını azaltmak yönünden de olumlu bir etki yarattı. Bu projelerin bazılarında kaldırımlar genişletilerek yaya ve bisiklet ulaşımına ayrılan alan ve yeşil alanlar artırıldı ve bu sayede trafik ve park sorunları da azaltıldı.

Kamusal alandaki bu dönüşüm, bölge nüfusunun artmasına paralel olarak yerel işletmelerin işlerinin de ciddi oranda artmasını sağladı. Paris’te 15 dakikalık kent konseptinden söz ediliyor; biz de Lizbon’a kısa bisiklet turu kenti diyoruz. Kentler, sakinlerinin tüm yaşam, eğitim, çalışma ve alışveriş ihtiyaçlarını evlerinden yürüyerek veya bisikletle 15 mesafe içerisinde karşılayabilecekleri, şehrin diğer önemli noktalarına ise toplu taşımayla kolayca ulaşabilecekleri koşulları yaratmalılar. Ayrıca bu koşullara kaliteli kamusal ve yeşil alanlar da eşlik etmeli.

Geçtiğimiz beş yılda bisiklet kullanımı, Lizbon içerisindeki toplam ulaşım içerisindeki payını sıfırdan %2’ye çıkardı. 2018 yılında GIRA adlı kamusal bir bisiklet paylaşımı programı başlatan kent, daha yokuşlu bölgesinde bisiklet kullanımını teşvik etmek üzere üçte biri elektrikli bisikletlerden oluşan bir filo kurdu. Bu çözüm, insanların kent içinde bisiklet sürmeyi denemelerinin ve kendi bisikletlerini edinmelerinin önünü açtı. 2021 yılına gelindiğinde kentteki toplam bisiklet yolu uzunluğu 120 kilometreden 200 kilometreye çıkarılmış olacak. Mobilitedeki en hızlı büyüme oranı bisiklete ait: bugün yollarda, Covid-19 salgını öncesinden daha fazla bisiklet var. Belediye, normal bisikletlerde 100, elektrikli bisikletlerde 350 ve kargo bisikletlerinde 500 euroya kadar olmak üzere, bisiklet satın alımına ilişkin teşvikler vererek bu ulaşım yönteminin yaygınlaşmasını destekliyor. Lizbon’da faaliyet gösteren özel bisiklet paylaşım hizmeti sağlayıcıları da bulunuyor.

Buna ek olarak, başka paylaşımlı mobilite çözümleri de geliştirildi. Bunlar arasında 7 elektrikli scooter paylaşımı uygulaması (4.000 adet), bir otomobil paylaşım çözümü (%50’si elektrikli 400 araç) ve yolcu taşıma uygulamaları bulunuyor.

Kentte otomobiller nasıl bir yer tutuyor? Bu alandaki hedefleriniz nedir?

2030’a dek, kent sakinlerinin özel araçlarla yaptıkları yolculukların toplam ulaşım içindeki oranını %46’dan %34’e düşürmeyi amaçlıyoruz. Kentteki motorlu taşıt kullanım oranı, geçmiş yıllarda artış gösterdi ve 80’lerde 1.000 kişi başına 150 araç düşerken, bu sayı 2000’lerde 340’a, günümüzde ise 500’e yükseldi. Bu, kentler üzerinde muazzam baskı oluşturan bir durum. 2030’a dair hedefimiz, gün içinde gerçekleşen her 3 yolculuktan 2’sinin daha sürdürülebilir ulaşım yöntemleri olan toplu taşıma ve aktif mobilite yoluyla gerçekleştirilerek kamusal alanın daha dengeli kullanılması, hava kalitesinin ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi.

Lizbon, 2030 yılına dek CO2 emisyonlarını 2002’ye kıyasla %60 azaltma yönünde yeni bir hedef belirledi. Çevre ve iklimin korunması, Lizbon stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor. 2015 yılında Belediye Başkanları İklim Sözleşmesi’ne katılan ilk başkent olan Lizbon, 2011 yılında da kent merkezinde araç kullanımını Avrupa emisyon standardı 3’e uygun araçlarla sınırlayan ilk Düşük Emisyon Bölgesi’ni oluşturdu. Geçen yaz yürürlüğe girmesi planlanan ve şehrin bu bölgesinde özel araç kullanımını azaltmayı hedefleyen yeni kural, Covid-19 salgını yüzünden 2022’ye kadar ertelenmiş durumda. Öte yandan hükümet, elektrikli araç kullanımını artırmak yönünde mali teşvikler uygulamaya koymuş durumda; örneğin kentte akülü elektrikli araçlara ücretsiz park imkanı sunuluyor.

Bu çözümlere yönelik ne tür altyapılar geliştiriyorsunuz?

Kentte 657 halka açık şarj istasyonu ve 76 hızlı şarj istasyonu bulunuyor. Ayrıca elektrikli mobiliteye ilişkin bir taslak düzenleme üzerinde çalışıyoruz. Belediye tarafından düzenlenecek açık bir pazar oluşturulacak ve bunun hızlı bir büyümeye giden yolu açacağını düşünüyoruz.

Bir Servis Olarak Mobilite (MaaS) ile ilgili ne gibi planlarınız var?

İsteyen herkesin toplu taşıma bileti satabilmesine imkan vermek üzere, biletleme sistemini modernize etmek için 24 milyon euroluk bir yatırım yapıldı. Bana kalırsa kentte MaaS’ın yaygınlaşmasını tetikleyecek temel faktör, veri siloların paylaşılması. Bu kapsamda Lizbon kenti olarak, 85 şirket Kurumsal Mobilite Sözleşmesi’ni imzalayıp, mobilitenin daha sürdürülebilir hale getirilmesine ilişkin bir taahhütte bulunduk. Bunun yanı sıra, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmanın tek yolunun, tarafların tümünün bu konuda çaba sarf etmesi olduğunu anlamamız gerekiyor. Elbette şirketler de bunun bir parçası.

MaaS’ın işletmeler arası (B2B) bir pazarda daha kolay geliştirileceğine inanıyorum. Şirketler için, otomobil yatırım maliyetlerinden mobilite işletme maliyetine geçiş daha kolay olacaktır. Bu pazar, mobilite hizmeti sağlayıcısı ödemeleri konusunda çok daha olgunlaşmış durumda. Kent yönetimleri kendi sistemlerini paylaşıma açmazsa, MaaS’ı uygulamaya geçirmek kolay olmayacak. Bizim için toplu taşıma sistemimizi açık hale getirmek ve mobilite hizmeti sunan başka aktörlerle bağlantı kurmak büyük önem taşıyor.

Bir Akıllı Kent olarak, Nesnelerin İnternetini kullanan teknolojiler veya akıllı çözümler geliştirdiniz mi?

Bana kalırsa Akıllı Kent teknolojiyle değil, insanlar ve süreçlerle ilgili bir kavram. Bilgi toplayan, toplanan verileri izleyip bunları herkese açık hale getiren, bu sayede verileri kapalı dikey silolar yerinde yatay bir şekilde kent hizmetleriyle paylaşan merkezi bir sistem oluşturduk.

Kent genelinde bir hava kalitesi sensörleri ağının yanı sıra, trafik ışıklarında yeni bir trafik kontrol sistemi kuruyoruz. Bunlar, tıpkı mevcut çöp konteyneri doluluk seviyesi gibi, yeni veri kaynakları sağlıyor.

Ayrıca bu verileri, konum, yakındaki trafik kazaları veya kapalı yollar gibi özel bağlamlarda vatandaşlarla paylaşmanın farklı yolları üzerinde çalışıyoruz.

Açık veri konusundaki politikalarınız nedir?

Lizbon’un güçlü bir açık veri politikası var ve NEC tarafından yönetilen merkezi bir veri platformu yürürlüğe konmuş durumda. Bu platform sayesinde 352 açık veri seti kamuoyuyla paylaşılıyor. Veri kalitesi bu bağlamda büyük önem taşıyor ve veri kalitesi ile veri seti sayısı kalıcı olarak artırılmış durumda. Açık veri politikamız kapsamında veriler standart olarak açık halde sunuluyor, yani güvenlik veya benzer yönlerden sakıncalı olmayan veriler herhangi bir kısıtlama veya engel olmaksızın halka açık hale getiriliyor. Bu da herkesin izin alması gerekmeden verileri kullanabildiği anlamına geliyor ki, biz de bunun verilerin tekrar kullanımını teşvik ettiğine ve veriler üzerinden katma değer yarattığına inanıyoruz. Bu verileri entegre ediyor, kamuoyuna açık temel performans göstergeleri belirleyebiliyoruz. Bilgilerin özel hizmet sağlayıcılarından kent yönetimine, kent yönetiminden özel hizmet sağlayıcılara akması gerekiyor. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan Sharing Cities ve Urban CoCreation Lab gibi Avrupa projelerine de katılıyoruz.

Covid-19 pandemisi sonrasında Lizbon sakinlerinin mobilite alışkanlıklarında bir değişim gözlemlediniz mi?

Kent sakinleri artık daha fazla yürüyor, koşuyor ve bisiklete biniyorlar. Bisiklet kullanımı arttı ve insanlar artık restoranlarda içeride değil teraslarda oturmayı tercih ediyor.

Öte yandan, toplu taşıma vatandaşlar arasında yanlış bir imaja sahip. Halk toplu taşıma kullanmaya korkuyor ve bu korku, gerçek riskin çok ötesinde. Vatandaşlara güven aşılamak için siyasilerin toplu taşıma kullanmaları ve toplu taşımanın temiz, güvenli ve iyi havalandırılmış olduğunu göstermeleri gerekiyor.

Gelecekte mobilite hizmetleri kentler tarafından yönetiliyor olacak ve bu bağlamda özel hizmet sağlayıcılar ile kent yönetimi arasındaki veri akışı büyük önem tutuyor. Kamu özel ortaklıkları, ortak hizmetlerin geliştirilmesinde hayati önem taşıyacak. Ayrıca bir mobilite kataloğu geliştirmeye yönelik planlarımız bulunuyor.

Sonraki durağımız, Mayıs ayında Antwerp olacak. Takipte kalın!

Sayılarla Lizbon

Nüfus (2011): 550.000 yerleşik nüfus, artı her gün işe gidip gelen 600.000 kişi.

Bisiklet yolları: 120 km

Metro: 4 hatta 56 istasyon

Tramvay: 6 hatta 26 kilometrenin üstünde tramvay yolu

Otobüs: 86 güzergahta hizmet veren 745 otobüs

Tren: Lizbon bölgesinde yılda 87 milyon yolcu taşıyan 4 hat