röportaj

Genel Müdürümüz Fatih Deynek'in, TOKKDER Filo ve Rent a Car Mayıs-Haziran Sayısı Özel Röportajı

TEB Arval 20 Jul 2026

TEB Arval Dijital Dönüşümü Operasyon, Deneyim, Verimlilik Olarak Ele Alıyor

 

TEB Arval olarak, müşterilerimize yenilikçi çözümler sunarken sektörün geleceğine yön verecek dönüşümleri yakından takip etmeye ve sürdürülebilir mobiliteyi desteklemeye devam ediyoruz.

 

2026 yılı için dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentileriniz neler? Kısa ve orta vadede operasyonel araç kiralama sektörüne dair öngörüleriniz nelerdir?fatih deynek5

2026 yılına ilişkin beklentilerimizde temkinli ve aşağı yönlü risklerin daha belirgin olduğu bir görünüm öne çıkıyor. Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, savaş ekonomisinin etkilerinin yaygınlaşması, enerji ve özellikle petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü baskı ile birlikte enflasyonla mücadelede politika etkilerinin gecikmeli hissedilmesi, ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir. Bu çerçevede otomotiv pazarının 2026 yılında yaklaşık 1 – 1,2 milyon adet bandında, sınırlı bir dalgalanma ile seyretmesini öngörüyoruz. Operasyonel kiralama sektöründe ise 2025’e benzer şekilde yılın ilk yarısında daha durağan bir görünüm, ikinci yarıda ise koşullara bağlı olarak sınırlı bir toparlanma potansiyeli öne çıkmaktadır.

Finansman koşullarında belirgin bir iyileşmeden ziyade kademeli ve sınırlı bir normalleşme beklenirken; maliyet yönetimi, ikinci el araç değerlerindeki oynaklık ve tedarik zinciri sürekliliği sektörün ana gündem maddeleri olmaya devam edecektir. Bununla birlikte elektrikli ve düşük emisyonlu araçlara geçiş, kısa vadede maliyet baskılarını artırsa da, orta ve uzun vadede rekabet avantajı yaratma açısından kritik önemini korumaktadır.

Avrupa’da operasyonel kiralama sektörünün kurumsal filolardaki payı yaklaşık %60 seviyesindeyken, Türkiye’de bu oran %10-15 bandında kalmaya devam etmektedir. Mevcut makroekonomik zorluklara rağmen bu fark, sektörün orta ve uzun vadede hâlâ anlamlı bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bu potansiyelin realize edilebilmesi, makroekonomik istikrarın güçlenmesi, enflasyonla mücadelede kalıcı sonuçlar alınması ve finansman koşullarının daha öngörülebilir hale gelmesine bağlı olacaktır.

 

"TEB Arval, operasyonel mükemmeliyeti, müşteri deneyiminin ve çalışan verimliliğinin bir arada gelişmesini sağlayan stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendiriliyor."

 

Dijitalleşme tüketicilere hayatı kolaylaştıran çözümler sunarken şirketlerin de verimliliğini artırmasında önemli rol oynuyor. Firma olarak dijitalleşme alanında ne tür yatırımlarınız var?

Dijitalleşme, TEB Arval için operasyonel mükemmeliyeti, müşteri deneyimini ve çalışan verimliliğini birlikte geliştiren stratejik bir dönüşüm alanı olarak ele alınıyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve dijital çalışma çözümleri odağında hayata geçirilen projelerle iş süreçlerimizi uçtan uca yeniden tasarlıyor; daha hızlı, şeffaf ve verimli bir operasyonel yapı oluşturuyoruz.

TEB Arval’de dijitalleşme çalışmaları, sözleşme sonu süreçlerinden müşteri deneyimine, çalışma ortamından filo yönetimine kadar geniş bir alanda iş yapış biçimlerimizi dönüştürüyor. Yapay zekâ ve dijital platformlar sayesinde operasyonel süreçler hızlanırken, müşteri ve çalışan deneyimi daha şeffaf ve erişilebilir hale geliyor.

MY ARVAL mobil uygulamamız, sürücülerimizin birçok işlemi çağrı merkezine ihtiyaç duymadan dijital ortamda gerçekleştirebildiği kullanıcı dostu bir çözüm sunuyor. Uygulama üzerinden bakım ve servis randevuları oluşturulabiliyor, araç işlem geçmişi görüntülenebiliyor; trafik poliçeleri ve ruhsat kopyalarına erişim sağlanabiliyor. Bunun yanı sıra lastik değişim talebi, yurt dışı çıkış işlemleri, araç tanıtım talepleri ve kullanılan aracın satın alınmasına yönelik başvurular da kolaylıkla iletilebiliyor.

Filo yöneticilerine yönelik MY ARVAL platformumuz ise 7/24 online filo yönetimi imkânı sunan kapsamlı bir dijital çözüm olarak konumlanıyor. Araçlar kullanım detaylarıyla birlikte izlenebiliyor, teslimat süreçleri takip edilebiliyor ve sözleşme dokümanlarına dijital olarak erişilebiliyor.

Bunun yanı sıra hayata geçirdiğimiz yapay zekâ destekli hasar tespit çözümümüz, sözleşme sonu süreçlerinde önemli bir yenilik sunuyor. Sürücüler araçlarının videosunu mobil cihazlarıyla sisteme yükleyerek, iade öncesinde araçtaki hasarları yapay zekâ ile analiz ediyor ve gerekli aksiyonlar önceden belirleyebiliyor. Bu yaklaşım hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de müşteri deneyimini daha şeffaf hale getiriyor.

Sentiment Analysis projemiz ile müşteri etkileşimlerini yapay zekâ aracılığıyla analiz ederek olumlu, nötr ve olumsuz olarak sınıflandırıyoruz. Bu sayede müşteri deneyimini daha ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir yapıya kavuştururken, elde edilen içgörüler doğrultusunda süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz.

 

Operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araç payı günden güne artıyor. Önümüzdeki dönemde, hafif ticari araçlar sektörün büyümesinde önemli rol üstlenecek gibi görünüyor. Hafif ticari araç kiralamaya olan talep nasıl?

Arval Mobility Observatory’nin 2025 Filo ve Mobilite Barometresi’ne göre Türkiye’de şirketlerin %83’ü önümüzdeki üç yıl içerisinde hafif ticari araç filolarının sabit kalacağını veya büyüyeceğini öngörüyor. Bu eğilimin özellikle orta ölçekli şirketlerde daha belirgin olduğunu görüyoruz.

Buna karşın, şirketlerin %41’i hafif ticari araçlarda operasyonel kiralama modelinden haberdar olsa da yalnızca %16’sı bu modele geçişe sıcak bakıyor. Bu tablo, sektör olarak operasyonel kiralamanın sunduğu avantajları daha etkin anlatmamız gerektiğine işaret ediyor.

TEB Arval olarak biz de hafif ticari araç segmentinde müşterilerimize uçtan uca hizmet sunuyoruz. Gerekli belge ve operasyonel süreçleri üstlenerek, müşterilerimizin bu alandaki ihtiyaçlarını daha kolay ve verimli bir şekilde yönetmelerine destek oluyoruz.

 

Gelecek nesillere yaşanır bir dünya bırakmak hepimizin borcu. Elektrikli araçlara geçişle birlikte, çevre dostu taşıtların kullanımının küresel olarak günden güne arttığını görüyoruz. Firmanızın çevre dostu taşıtlara, dolayısıyla elektrikli taşıtlara yaklaşımından bahseder misiniz?

Şirketlerde enerji dönüşümüne yönelik güçlü bir istek bulunmakla birlikte bu süreç bazı doğal soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Arval Mobility Observatory’nin 2025 verilerine göre Türkiye’de şirketlerin %54’ü filolarını elektrikli ve hibrit araçlara dönüştürmeye açık. Ancak ikinci el değer riski ve teknolojinin gelişim hızı gibi konular firmaların temkinli yaklaşmasına neden olabiliyor.

Operasyonel kiralama modeli bu noktada önemli bir avantaj sağlıyor. Elektrikli ve hibrit araçların ikinci el değer riskinin kiralama şirketi tarafından üstlenilmesi sayesinde şirketler herhangi bir finansal risk almadan bu dönüşümü deneyimleyebiliyor. Bu da geçiş sürecini daha kontrollü, öngörülebilir ve güvenli hale getiriyor.

TEB Arval olarak bu alanda Arval Grubu’nun Avrupa’da edindiği güçlü deneyimden faydalanıyoruz. Bugün Arval’in global filosunun %18’i elektrikli araçlardan oluşuyor. Bu kapsamda sürdürülebilir mobiliteyi yalnızca araç kiralama ile sınırlamıyor; enerji dönüşümü danışmanlığından şarj altyapısına, doğru araç seçiminden sürüş eğitimlerine kadar uçtan uca çözümler sunuyoruz.

Elektrikli Kolay Paket ürünümüz ile bu süreci müşterilerimiz için daha yönetilebilir hale getiriyoruz. Kendi filomuzda da bu dönüşümü sahiplenmiş durumdayız, çalışan araçlarımızın tamamı elektrikli olup toplam filomuzun yaklaşık %5’i elektrikli araçlardan oluşuyor. Bu oran sektör ortalamasının üzerinde bir seviyeye işaret ediyor. Sürdürülebilir mobilite yolculuğunda kurumsal firmaların güvenilir iş ortağı olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğiz. Gelecek nesillere iyi bir gelecek bırakmak için sürdürülebilirliği önemsememiz ve önceliklendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

 

Sektörün filo yönetimini üstlendiği araçların sayısı günden güne artıyor. Filo Yönetimi konusunda neler düşünüyorsunuz? Firma olarak bu tür bir hizmetiniz var mı?

TEB Arval olarak temel yaklaşımımız, müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun ve esnek çözümleri sunmaktır. Bu kapsamda filo yönetimi hizmeti de sunduğumuz çözümler arasında yer almakla birlikte, önceliğimiz her zaman bu ihtiyacın nereden doğduğunu doğru şekilde anlamaktır.

Filo yönetimi, müşterinin araçlarını satın almaya devam ettiği ancak hasar yönetimi, lastik, bakım ve yedek araç gibi operasyonel süreçleri bir filo şirketine devrettiği bir modeldir. Sektörde filo yönetimine olan ilginin artmasını ihtiyaç değişimi üzerinden okuyoruz. Bu nedenle müşterilerimizle ilk temasımızda detaylı bir ihtiyaç analizi yaparak, araç sahipliği, operasyonel kiralama ve filo yönetimi seçeneklerini birlikte ele alıyoruz.

Satış ekiplerimiz, bu üç alternatifin finansal ve operasyonel sonuçlarını karşılaştırmalı analizlerle objektif bir şekilde ortaya koyarak müşterilerimizin en doğru kararı vermesine destek oluyor. İhtiyacın bu yönde şekillenmesi durumunda filo yönetimi hizmeti de sunuyoruz, ancak temel odağımız her zaman müşterilerimiz için en doğru ve sürdürülebilir yapıyı birlikte belirlemektir.

tokkder

Devamını oku Daha az göster